Hüzün birikimli bir yaşantıdır.Bize kendimizi yansıtan gerçeklikle seslenir.Hüznü başaranlar onun melenkolik bir hal olmadığını anlarlar.Hüzün onun sesini duyanlar için bir bağrıştır.İçimizdeki insanlığın içimizdeki kültürün, dilin,müziğin sesidir.Bir ifade şeklidir.Hüzün milletimizin kültürümüz bir sesidir.Bundan dolayı başka dillere çevrildiği zaman anlamını yitirir.Hüzün ince bir özlemdir.Yılların ortaya çıkardığı çötüntülerin bir sonucudur.Öfke hınç hiç değildir.Dünya hüzünsüz yaşanamaz bizim kültürümüzde.Gönlümüzün penceresinden görünen dünya bizi mahzun kılar.Mahzun dünyadan elini ayağını çekmiş kaçmış dünya korkağı değildir.Hüzün cesaret ister çünkü yaşantıları yeniden gözden geçirebilme cesaretidir.Bir iç çekiş bir ahtır.Yeniden yaşamak yaşanılanları elemek içindir.Bu nedenle hüzün arada olan arada kalandır.Eski yaşantıyla yenileri arasında köprüdür.Mahzun insan korkmaz.Telaşsızdır,yarışmaz, çatışmaz saldırmaz,küsmez şaşkın değildir.Emindir ruh serinliği vardır her zaman.Hüzün varlığın kültürün aynasından seyridir.İnsanın tahammül gücüyle ilgilidir.Bilgili insan mahzundur.Cahil üzülebilir,öfkelenebilir,acınabilir,iç burukluğu,sıkıntı duyabilir.Ama hüzünlenemez bilen ve işleyen insan arayan araştıran bulmak buluşmak isteyen mahzun olabilir.Hüzün yokuşun başında olmaktır.Yokuş hayattır.Bizi anlamlar dünyasını gökyüzüne çıkarır.Bunu için hüzne yokuşun başında seslenen gökyüzü diyorum.
Hüznü yaşabilmek gönlümüzü yaşamakla olanaklıdır.Bize seslenen gökyüzünü duyabilmek içindeki gökyüzünün griliğini zaman zaman farkedebilmektir.Hüzün bir imtiyazdır.Yaşandıkça anlam arama anlam verme imtiyazıdır.Hüznü yaşayan içinde yaşadığı kültürü duyar.Duyumsar,buğulu bir hülyadır.Gerçeklik hüznün buzlu camından görülür.Bunu görmek ve düzgün bir şekilde yaşamak yaşamanın güzelliğine ermek duymak gerekir.
AYSE ARSLAN



