Yazınak         EDEBİYAT TOPLULUĞU

Tem 15

Ve Ahali İster!

“Buyurun prens hazretleri..” “Kralcım ben kraldan çok kralcıyım!” “ Şah hazretleri emrettiğiniz üzere..” “Padişahım çok yaşa!” diye başlar laflarımızın boş kalabalıkları.Adım “Do-re-mi Fa-so-la-si” Saltanatlık hüküm sürer bizim diyarlarda.Babalar oğullarına hediye ederler devleti ve bizleri.Hakkımız yoktur ağzımızı açmaya yoksa kapatılır “Duyduk duymadık demeyin..!”diyen pos bıyıklı,iri gövdeli tellal amcalar tarafından.Ben hep başka bir yönetim şeklini hayal ederim. Bizim oralarda Alâeddin diye bir amca yaşar. Ne dilersen sihirli lambasına şöyle bir dokunur ve gerçeğe dönüverir tüm hayaller.Ben de ona gittim ve fütursuzca sıraladım hayallerimi…

“Benimkisi öyle bir yönetim şekli ki; dil,din,ırk hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün halk eşittir.Seçme-seçilme hakkımız ve bizim seçtiklerimizden oluşan bir meclisimiz vardır.Duvarında “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”yazar meclisimizin.Her aklımıza düştüğünde bu ifade,devletin bizim olduğunun daha çok farkına varırız.Oyunun figüranı değil ana karakteri olmak devlete karşı sevgimizi daha da güçlü kılar. Siyasi partilerimiz vardır her anlayıştan, her yönden, istedikleri kadar zıt görüşten. Herkese göre bir parti vardır; liberal, muhafazakâr, sağ görüş,  sol görüş… Yok ben hiçbirine uymuyorum diyorsan parti kurma hakkın da vardır. O kadar özgürlükçüdür ki bu yönetim Annem başka partiye oy verir Babamsa başkasına. Ama aralarında derbi maçından sonra yaşanan tatlı tartışmaya benzer bir atışma olur o kadar, bunun dışında kimse kimseye karışmaz. Bilinir ki herkesin aklı vardır ve herkes kendi düşüncesine göre hareket eder. Saltanat sistemindeki gibi halk hükümdarına tebaa olmaktan çıkar ve vatandaşlık konumuna yükselir.Artık özgür bir bireydir,kimsenin baskısı altında değildir.İstediği yönetime istediği süre zarfında şans verir ve hoşnutsuzluğunu bir sonraki seçimde zirveye çıkardığını sandığa gömerek gösterebilir. Bu yönetim biçiminde karar mekanizması tek elde değildir. Doğrudan ya da dolaylı yollardan herkes karara ortak olur. Ama aynı şekilde bireysellik yani hür bir irade mevcuttur. Kısacası bireycilik değil, bireysellik esastır.” hayallerim devam ederken Alâeddin Amca:“Yeter artık yahu, hayallerin de bir sınırı var!”dedi sinirli bir edayla. Anlamıştım ki bu hayaller ona bir numara büyük gelmişti.

Do-re-mi hangi diyarlarda yaşıyor bilemiyoruz ama gerçek şu ki onun hayalleri 29 Ekim 1923’ten beri bizim gerçeklerimiz.Su an takvimler 2009’u gösterirken bizim onun hayalleri kadar parlak bir CUMHURİYET’İMİZ var.Ve ‘Do-re-mi Fa-so-la-si’yi en kısa zamanda cumhuriyeti göremeye ülkemize davet ediyoruz.Cumhuriyet’in mimarı,Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu,ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk söylediği sözdü:

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Ve biz o yazının altında, o yazıyı bir korunak tutarak cumhuriyetimizin 86.yılını kutluyoruz. Başta Atatürk olmak üzere milli mücadelede saf tutmuş, şehit düşmüş, canını, malını, evladını bu vatan için feda etmiş herkese ama herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Bıraktığınız emanet emin ellerde.Rahatça istirahat edebilirsiniz….

RECEP MUTLU

1
comments

1 comment!

  1. admin diyor ki:

    Yorumlarınızı Bekliyoruz. Ayrıca E-mail Abonemiz Olarak Bizleri Yakından Takip Edebilirsiniz.

Yorum Yap :

YALÇIN HOST İNTERNET ve BİLİŞİM HİZMETLERİ